İlişkinin en güçlü ve en eski bağı NATO üyeliğidir. ABD ile Türkiye arasındaki ilişki, diplomatik çevrelerde sıkça “stratejik ortaklık” ile “model ortaklık” arasında gidip gelen, ancak son yıllarda “kriz yönetimi” odaklı bir hal alan oldukça karmaşık bir yapıdadır. 2026 yılı itibarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler; derin askeri bağlar, ekonomik karşılıklı bağımlılık ve çözülemeyen kronik anlaşmazlıkların oluşturduğu bir denge üzerinde yürümektedir. İlişkilerin temel sütunlarını ve gerilim hatlarını şu şekilde özetleyebiliriz: 1. Güvenlik ve Savunma İş Birliği (NATO Bağı) İlişkinin en güçlü ve en eski bağı NATO üyeliğidir. Stratejik Konum: Türkiye, NATO’nun güneydoğu kanadını koruyan ve İncirlik gibi kritik üslere ev sahipliği yapan vazgeçilmez bir müttefik olarak görülmeye devam ediyor. Savunma Sanayii: F-16 modernizasyon kitlerinin satışı ve Türkiye’nin yerli savunma sanayisindeki (İHA/SİHA) atılımları, ABD ile savunma diplomasisinde yeni bir sayfa açmıştır. Ancak Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasına neden olan S-400 meselesi hâlâ tam olarak çözülmüş değildir. 2. Temel Anlaşmazlık Noktaları (Kriz Alanları) İlişkileri kopma noktasına getiren veya sürekli geren üç ana başlık bulunmaktadır: YPG/PYD Meselesi: Türkiye, Suriye’nin kuzeyindeki YPG’yi PKK’nın uzantısı ve terör örgütü olarak görürken; ABD, bu grupları IŞİD ile mücadelede saha ortağı olarak desteklemeye devam ediyor. Bu, iki ülke arasındaki en büyük “güven bunalımı” kaynağıdır. FETÖ: 15 Temmuz darbe girişimi sonrası örgüt liderinin ABD’de ikamet etmesi ve iade edilmemesi, Ankara nezdinde ciddi bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Doğu Akdeniz ve İsrail: Türkiye’nin Filistin meselesindeki sert tutumu ve İsrail ile yaşadığı gerilimler, ABD Kongresi’ndeki İsrail yanlısı lobiler üzerinden Türkiye aleyhine baskı oluşturmaktadır. 3. Ekonomik İlişkiler ve “Kazan-Kazan” Politikası Siyasi krizlere rağmen ekonomi, ilişkilerin en istikrarlı alanı olmaya devam ediyor. Ticaret Hacmi: İki ülke arasındaki ticaret hacmi 30 milyar dolar seviyesini aşmış durumda. ABD, Türkiye’nin en büyük ihracat pazarlarından biri haline geldi. Enerji: Türkiye’nin Rus gazına bağımlılığı azaltma stratejisi kapsamında ABD’den LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) alımını artırması, iki ülkeyi enerji alanında yakınlaştırıyor. 4. 2026 Perspektifi: Denge Siyaseti Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşındaki arabulucu rolü ve BRICS gibi platformlarla olan diyaloğu ile bir “denge siyaseti” yürütmektedir. ABD bu durumu bazen bir “sadakat sorgulaması” olarak görse de, Türkiye’nin hem Batı hem de Doğu ile konuşabilen nadir aktörlerden olması nedeniyle ilişkileri tamamen koparmaktan kaçınmaktadır. Özet Tablo: İlişkilerin Durumu KonuDurumEğilimNATO BağlılığıÇok GüçlüStabilSuriye/YPGÇatışmalıNegatifTicaretBüyümektePozitifHukuk/DemokrasiEleştirelDalgalı Post Views: 17 Yazı gezinmesi Erdoğan Nobel barış ödülünü alma kriterlerine sahip mi? Türkiye’nin Nato’dan ayrılması Nato’nun lehine mi olur, aleyhine mi olur?