The US became involved in the Lachin corridor project even though it had no prior interest or connection to it. Who requested this?The US became involved in the Lachin corridor project even though it had no prior interest or connection to it. Who requested this?

Bu dahil olma süreci, Ermenistan’ın güvenlik garantörü olarak Batı’yı davet etmesi ve ABD’nin bölgedeki Rus etkisini sınırlama stratejisinin bir birleşimidir.

Laçin Koridoru (Lachin Corridor) meselesi, esasen Ermenistan ile Dağlık Karabağ arasındaki bağlantıyı sağlayan stratejik bir yol olması hasebiyle uzun süre Rusya’nın arabuluculuğu ve denetimi (özellikle 2020 savaşı sonrası Rus barış güçleri) altındaydı. ABD’nin bu sürece daha aktif bir şekilde dahil olması tek bir kişinin isteğinden ziyade, bölgedeki jeopolitik dengelerin değişmesiyle ilgili birkaç temel faktöre dayanmaktadır:

1. Ermenistan Hükümetinin Talebi (Nikol Paşinyan)

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, özellikle 2022’den itibaren Rusya’nın ve Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (KGAÖ) Azerbaycan ile yaşanan çatışmalarda yeterli desteği vermediğini savundu. Bu durum, Erivan’ın rotasını Batı’ya kırmasına neden oldu. Paşinyan yönetimi, koridorun güvenliği ve bölgedeki insani durum için uluslararası gözlemciler ve ABD/AB arabuluculuğunu yüksek sesle talep etmeye başladı.

2. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Diplomatik Atılımı

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Güney Kafkasya’daki barış sürecinde başrolü Rusya’dan devralmak veya en azından dengelemek için yoğun bir diplomasi trafiği başlattı. Washington, bu bölgeyi Rusya’nın “arka bahçesi” olmaktan çıkarıp Batı odaklı bir barış mimarisine dahil etmek istedi. Bu kapsamda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Washington’da birçok kez bir araya getirildi.

3. Avrupa Birliği’nin Girişimleri

AB Konseyi Başkanı Charles Michel tarafından yürütülen Brüksel süreci, ABD ile koordineli ilerledi. Avrupa ve ABD, Rusya’nın Ukrayna savaşıyla meşgul olmasını fırsat bilerek Güney Kafkasya’daki etkinliklerini artırmak istediler.

4. Jeopolitik Hedefler

ABD’nin dahil olmasının arkasındaki temel motivasyonlar şunlardı:

  • Rus Etkisini Kırmak: Bölgedeki tek barış gücü olan Rus askerlerinin varlığını sorgulanır hale getirmek.
    • Enerji ve Lojistik: Hazar enerjisinin Avrupa’ya güvenli aktarımı için bölgede istikrar sağlamak.
    • İran ve Türkiye Denklemi: Bölgedeki ulaşım hatlarının (Zengezur ve Laçin gibi) kontrolünde söz sahibi olarak İran ve Türkiye’nin hamlelerini gözlemlemek.

Özetle; Bu dahil olma süreci, Ermenistan’ın güvenlik garantörü olarak Batı’yı davet etmesi ve ABD’nin bölgedeki Rus etkisini sınırlama stratejisinin bir birleşimidir.

Türkiye’nin hamlelerini gözlemlemek ne demek?

“Türkiye’nin hamlelerini gözlemlemek” ifadesi, uluslararası siyasette (jeopolitikte) ABD gibi küresel güçlerin, Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak attığı adımların kendi çıkarlarıyla ne kadar örtüştüğünü veya çatıştığını takip etmesi anlamına gelir.

Güney Kafkasya ve Laçin Koridoru özelinde bu durum şu başlıklar altında toplanabilir:

1. Zengezur Koridoru ve Türk Dünyası Bağlantısı

Türkiye, Azerbaycan’ı doğrudan Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye bağlayacak olan Zengezur Koridoru‘nun açılmasını stratejik bir öncelik olarak görüyor. ABD, bu koridorun açılmasının Orta Asya ile Avrupa arasındaki enerji ve ticaret yollarını nasıl değiştireceğini, Rusya’nın bu hattaki etkisini ve Türkiye’nin bölgedeki artan ağırlığını yakından izliyor.

2. Bölgesel Liderlik ve “3+3” Formatı

Türkiye ve Rusya, bölgedeki sorunların bölge ülkeleri (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan + Türkiye, Rusya, İran) tarafından çözülmesini öngören 3+3 formatını destekliyor. ABD ise bu denklemin dışında kalmak istemediği için Türkiye’nin bu yöndeki diplomatik girişimlerini, Batı’nın (NATO/AB) bölgedeki etkisini azaltıp azaltmayacağı açısından takip ediyor.

3. Ermenistan-Türkiye Normalleşme Süreci

Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirme adımları, Güney Kafkasya’nın genel barış mimarisini doğrudan etkiliyor. ABD, Türkiye’nin bu süreçte ne kadar yapıcı bir rol oynayacağını ve bu durumun Ermenistan’ın Rusya’ya olan bağımlılığını azaltıp azaltmayacağını analiz ediyor.

4. Denge Politikası

Türkiye’nin hem Azerbaycan’ın en büyük destekçisi olması hem de Rusya ile belli konularda iş birliği yapabilmesi (örneğin Ortak Gözlem Merkezi), Washington için dikkatle izlenmesi gereken bir durumdur. ABD, Türkiye’nin bu “denge politikasının” Batı ittifakının (NATO) çıkarlarına hizmet edip etmediğini kontrol altında tutmak ister.

Özetle; “Gözlemlemek” sadece bakmak değil; Türkiye’nin hamlelerinin enerji güvenliği, askeri dengeler ve diplomatik nüfuz üzerindeki etkilerini hesaplamak ve gerektiğinde bu hamlelere karşı kendi oyun planını (örneğin bölgeye doğrudan müdahil olarak) geliştirmek demektir.

By Dtesca

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir