Tek başına birkaç polisle mücadele eden Ali, polisleri fena halde benzetir. Ancak polisler karakoldan süngülü takviye ekipler çağırır. Kaçmak yerine tek başına direnen Ali, Mağusa Limanı’na doğru yürürken arkasından kalleşçe yaklaşılarak süngü darbeleriyle ağır şekilde yaralanır.
Bahsettiğiniz eser, Kıbrıs kültürünün en bilinen ve en acıklı ağıtlarından biri olan “Magusa Limanı” (diğer adıyla “Gazi Baf’tan Çıktım” veya “Arap Ali Ağıdı”) türküsüdür.
Bu türkü, 1943 yılında Mağusa Limanı’nda İngiliz sömürge polisleri tarafından haince ölüme sürüklenen Arap Ali‘nin (Ali Mustafa) gerçek ve trajik hikayesini anlatır.
Arap Ali’nin Hikayesi ve Olayın Gelişimi
- Arap Ali Kimdir?: Kıbrıs’ın Baf şehrinden Mağusa’ya çalışmaya gelen, iri yarı, güçlü, sözünü sakınmayan ve Türkler arasında çok sevilen yiğit bir liman işçisidir.
- Meyhane Kavgası ve İhanet: 8 Mart 1943 gecesi Mağusa Limanı yakınlarındaki bir meyhanede, dönemin Kıbrıs’ını yöneten İngiliz sömürge yönetimine mensup Hint kökenli polisler (Sikh polisler) taşkınlık çıkarır. Ali, Türk müşterilere sataşan bu polislere müdahale eder ve aralarında arbede çıkar.
- Haince Saldırı: Tek başına birkaç polisle mücadele eden Ali, polisleri fena halde benzetir. Ancak polisler karakoldan süngülü takviye ekipler çağırır. Kaçmak yerine tek başına direnen Ali, Mağusa Limanı’na doğru yürürken arkasından kalleşçe yaklaşılarak süngü darbeleriyle ağır şekilde yaralanır.
- Denize Düşüşü ve Ölümü: Aldığı ağır süngü darbelerine rağmen limandaki bir yata ulaşmaya çalışan Ali, aldığı yaraların etkisiyle denize düşer ve orada hayatını kaybeder.
Türküye Yansıyan Düzeler
Eşinin ve sevdiklerinin Ali’nin cansız bedeni başında yaktığı ağıt zamanla bu ölümsüz türküye dönüşmüştür:
“Magusa Limanı port anyaldır (limandır) anyal,
Beni beni öldürende yoktur zerre iman…”
“Uyan Ali’m uyan, uyanmaz oldun,
Yedi bıçak yarasına dayanmaz oldun…”
Buradaki “Uyan Ali’m uyan” dizesi, olayın sıcaklığıyla eşinin Ali’yi uyandırmaya çalışırken haykırdığı çaresizliğin simgesidir.