A state founded on terrorism: Israel!
İsrail’de teröre bulaşmış örgütler nelerdir?
İsrail tarihi ve güncel siyasi haritası incelendiğinde, “terör veya şiddet eylemlerine bulaşmış yapılar” konusu iki ana dönemde ele alınır: İsrail’in kuruluş öncesi dönemindeki Siyonist paramiliter örgütler ve modern dönemde İsrail tarafından kurulan veya uluslararası alanda terör örgütü olarak kabul edilen aşırılıkçı Yahudi gruplar.
Bu yapıları kronolojik ve niteliksel olarak şu şekilde özetleyebiliriz:
1. İsrail Devletinin Kuruluş Öncesi Dönemi (Siyonist Paramiliter Örgütler)
İsrail’in 1948’deki kuruluşundan önce, İngiliz Mandası altındaki Filistin topraklarında hem İngiliz yönetimine hem de Arap sivil nüfusa karşı bombalama, suikast ve katliam gibi yöntemler kullanan radikal milliyetçi Yahudi örgütleri bulunuyordu. Bu örgütlerin birçoğu dönemin İngiliz yönetimi tarafından resmi olarak “terör örgütü” ilan edilmişti:
- Irgun (Etzel-Zvai Leumi): 1931-1948 yılları arasında faaliyet gösteren, revizyonist Siyonist bir paramiliter örgüttür. En bilinen eylemleri, 1946 yılında Kudüs’teki İngiliz yönetim merkezi olan Kral Davud Oteli’nin bombalanması (91 ölü) ve 1948’deki Deir Yasin Katliamı‘dır. Örgütün liderlerinden Menahim Begin, daha sonra İsrail Başbakanı olmuştur.
- Lehi (Stern Çetesi): Irgun’dan daha radikal bir çizgiye sahip olan grup, 1940 yılında Avraham Stern tarafından kuruldu. İngiliz yetkililere yönelik suikastlarıyla tanınırlar. En dikkat çeken eylemleri, İngiliz Orta Doğu Bakanı Lord Moyne (1944) ve BM Arabulucusu Kont Folke Bernadotte’un (1948) suikast sonucu öldürülmesidir. Liderlerinden Yitzhak Shamir de ilerleyen yıllarda İsrail Başbakanlığı yapmıştır.
- Haganah: Temelde bir “savunma gücü” olarak kurulmuş ve bugünkü İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) omurgasını oluşturmuş olsa da, özellikle kuruluş sürecinde Filistin köylerine yönelik zorunlu göç ettirme operasyonlarında ve bazı sabotaj eylemlerinde (örneğin Palmach birimi aracılığıyla) aktif rol oynamıştır.
2. Modern Dönem Aşırılıkçı ve Radikal Yahudi Örgütleri
İsrail Devleti kurulduktan sonra, özellikle Filistinlilere karşı şiddet eylemleri düzenleyen, 1967 sınırlarının genişletilmesini savunan ve ırkçı ideolojilere sahip bazı gruplar ortaya çıkmıştır. Bu grupların bir kısmı bizzat İsrail hukuku, ABD ve Avrupa Birliği tarafından da terör örgütü olarak tanınmıştır:
- Kah (Kach) ve Kahane Chai: Haham Meir Kahane tarafından kurulan, aşırı sağcı, ırkçı ve ultra-milliyetçi bir örgüttür. Arapların bölgeden tamamen sürülmesini savunmuşlardır. 1994 yılında örgüt sempatizanı Baruch Goldstein’ın El-Halil’deki Hz. İbrahim Camii’nde gerçekleştirdiği katliamda 29 Müslümanı öldürmesinin ardından, grup İsrail hükümeti dahil birçok uluslararası güç tarafından terör örgütü ilan edilerek yasaklanmıştır.
- Hilltop Youth (Tepe Gençliği) ve “Fiyat Etiketi” (Price Tag) Hareketi: Batı Şeria’daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinde örgütlenen, hiyerarşik bir lideri olmayan ama ideolojik olarak birleşen radikal gençlik gruplarıdır. Filistinlilerin evlerini kundaklama, zeytin ağaçlarını kesme, camilere/kiliselere saldırma ve tahliye kararlarına misilleme olarak şiddet uygulama eylemleriyle bilinirler. İsrail güvenlik birimleri (Shin Bet) bu yapıların eylemlerini “Yahudi Terörü” kapsamında değerlendirmektedir.
- Lehava: Temel amacı Yahudiler ile Yahudi olmayanların (özellikle Arapların) evlenmesini engellemek olan, aşırı sağcı ve ırkçı bir gruptur. Şiddet ve nefret söylemi içerikli eylemleri nedeniyle İsrail’de sık sık yasal takibe uğramış ve terör listesine alınması yönünde ciddi siyasi tartışmalar yaşanmıştır.
Modern dönemde, özellikle yasa dışı yerleşimciler tarafından Batı Şeria’da gerçekleştirilen sivil saldırılar uluslararası toplum (BM raporları dahil) tarafından sıklıkla “yerleşimci terörü” olarak adlandırılmaktadır.
Palmach birimi nedir?
Palmach (İbranice kısaltmasıyla Plugot Mahatz / פלמ”h – “Hücum Kıtaları” veya “Vurucu Güçler”), İsrail Devleti kurulmadan önceki İngiliz Mandası döneminde, Yahudi toplumunun ana paramiliter ordusu olan Haganah’ın elit ve profesyonel özel kuvvetler birimidir. 15 Mayıs 1941’de kurulan bu yapı, hem askeri taktikleri hem de yetiştirdiği liderlerle modern İsrail tarihinin ve İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) kurumsal omurgasını oluşturmuştur.
Palmach biriminin öne çıkan temel özellikleri ve tarihi rolü şunlardır:
1. Kuruluş Amacı (Nazi Tehdidi)
Palmach, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası’nın General Rommel komutasındaki birliklerle Kuzey Afrika’da hızla ilerlemesi üzerine kuruldu. İngilizlerin Orta Doğu’dan çekilmesi ve Filistin’in Mihver Devletleri (Naziler ve müttefikleri) tarafından işgal edilmesi ihtimaline karşı, İngiliz ordusuyla iş birliği içinde bir “gerilla ve yeraltı direniş gücü” olarak organize edildi. İngilizler bu birime ilk dönemlerinde stratejik ve askeri eğitim desteği sağladı.
2. “Kibbutz” Sistemi ile Sürdürülen Yapı
İkinci Dünya Savaşında Nazi tehdidi azalıp İngilizler Palmach’a verdikleri finansal desteği kesince, örgüt varlığını sürdürmek için özgün bir finansman modeli geliştirdi. Birimler, Kibbutz adı verilen kolektif tarım çiftliklerine yerleştirildi. Sisteme göre Palmach üyeleri:
- Ayda 14 gün kibbutzlarda tarım işçisi olarak çalışıyor (böylece barınma ve yemek masraflarını çıkarıyor),
- 8 gün yoğun askeri eğitim alıyor,
- 7 gün ise izin yapıyordu.
Bu durum, Palmach’ın hem kendi kendine yeten ekonomik bir yapıya kavuşmasını sağladı hem de üyeleri arasında çok güçlü bir ideolojik bağ ve yoldaşlık kültürü oluşturdu.
3. Özel Birimleri
Sadece kara birliği olarak kalmayan Palmach, kendi içinde uzmanlaşmış yeraltı birimleri kurdu:
- Palyam (Deniz Birimi): Daha sonra İsrail Deniz Kuvvetleri’nin temelini oluşturan bu birim, özellikle Avrupa’daki Holokost mağduru Yahudilerin İngiliz ablukasını delerek Filistin’e yasadışı yollarla getirilmesini (Aliyah Bet) organize etti.
- Hava Birimi (Palavir): Gelecekteki İsrail Hava Kuvvetleri’nin çekirdeğidir.
- Alman Müfrezesi (Ha-Machlaka Ha-Germanit): Nazi Almanyası’nın sızma ihtimaline karşı Alman gibi davranabilen, Alman dili ve kültürüne hakim Orta Doğu ve Balkanlar’da gizli operasyonlar yürütmek üzere eğitilmiş ajan/komando birliği.
- Arap Müfrezesi (Ha-Mista’arvim): Arap nüfusun arasına sızarak istihbarat toplama ve sabotaj operasyonları yürüten, dış görünüş ve dil olarak tamamen Araplaştırılmış ajanlar.
4. İngilizlerle Değişen İlişkiler ve 1948 Savaşı
Nazi tehdidi geçtikten sonra Palmach ve ana örgütü Haganah, İngilizlerin Yahudi göçünü kısıtlayan politikalarına karşı dönerek İngiliz altyapı tesislerine, köprülere ve demiryollarına yönelik sabotaj eylemlerine girişti.
1948 Arap-İsrail Savaşı (Filistinlilerin Nekbe / Büyük Felaket olarak adlandırdığı dönem) başladığında Palmach, yaklaşık 5.000 eğitimli askerden oluşan 3 büyük tugaya sahipti. Savaşın en kritik cephelerinde (Kudüs yolu, Negev Çölü ve Celile bölgesi) vurucu güç olarak rol aldı. Filistin köylerinin boşaltılması ve stratejik noktaların ele geçirilmesinde başı çekti.
5. Dağıtılması ve Mirası
İsrail Devleti kurulduktan sonra, Başbakan David Ben-Gurion devlet içinde “bağımsız/partizan ideolojilere sahip” askeri yapıların kalmasını istemedi. Tek ve merkezi bir ulusal ordu (IDF) kurma kararı doğrultusunda Kasım 1948’de Palmach’ı lağvetti.
Buna rağmen, Palmach bünyesinde yetişen subaylar on yıllar boyunca İsrail’in askeri ve siyasi elitini oluşturdu. İsrail tarihinin çok önemli isimleri bu birimden çıkmıştır:

- Yitzhak Rabin (Eski Genelkurmay Başkanı ve Başbakan)
- Moshe Dayan (Eski Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı)
- Yigal Allon (Palmach Komutanı ve eski Başbakan Vekili)
- Haim Bar-Lev (Eski Genelkurmay Başkanı)
Bu terör örgütlerinde görev almış veya sempatizanı olan İsrail devlet adamları kimlerdir?
İsrail siyasi tarihinde, kuruluş öncesi İngiliz Mandası tarafından “terör örgütü” olarak tanımlanan paramiliter yapılardan veya modern dönemde radikal/ırkçı kabul edilerek yasaklanan gruplardan yetişip devletin en üst kademelerine gelen çok kritik isimler mevcuttur.
Bu isimleri devlet içerisindeki görev seviyelerine ve dahil oldukları örgütlere göre şöyle sınıflandırabiliriz:
1. Başbakanlık Seviyesine Ulaşan Kurucu Liderler
İsrail’in erken dönem siyasetinde, İngiliz yönetimine karşı yeraltı eylemleri yürüten radikal Siyonist örgütlerin liderleri daha sonra meşru siyasi partiler kurarak başbakanlık koltuğuna oturdular:
- Menachem Begin (Irgun Lideri): 1943-1948 yılları arasında İngilizlere ve Arap sivil nüfusa karşı bombalama ve suikast eylemleri düzenleyen Irgun örgütünün genel komutanıydı. Kral Davud Oteli katliamının emrini veren kişi olarak İngiliz hükümeti tarafından “1 numaralı terörist” olarak aranıyordu. 1977 yılında Likud Partisi’nin başında İsrail Başbakanı oldu ve 1978’de Mısır’la Camp David Barış Antlaşması’nı imzalayarak Nobel Barış Ödülü aldı.
- Yitzhak Shamir (Lehi / Stern Çetesi Lideri): En radikal kurucu yeraltı örgütü kabul edilen Lehi‘nin üç tepe yöneticisinden biriydi. İngiliz Bakan Lord Moyne ve BM Arabulucusu Kont Bernadotte suikastlarının planlayıcılarındandı. İngilizler tarafından iki kez tutuklanıp kamplardan kaçtı. Devlet kurulduktan sonra istihbarat teşkilatı MOSSAD’da üst düzey görevler üstlendi, ardından 1983-1984 ve 1986-1992 yılları arasında İsrail Başbakanlığı yaptı.
2. Modern Dönemde Bakanlık Yapan Radikal Sempatizanlar
Devletin kuruluşundan sonraki süreçte, doğrudan İsrail yasaları ve uluslararası toplum tarafından “ırkçı/terörist” kabul edilerek yasaklanan Kah (Kach) hareketi kökeninden gelen isimler, günümüz İsrail siyasetinde çok kritik bakanlıklara kadar yükselmiştir:
- Itamar Ben-Gvir: Günümüz İsrail hükümetinde kolluk kuvvetlerinden, polisten ve silahsızlanma/silahlandırma politikalarından sorumlu Ulusal Güvenlik Bakanı‘dır. Gençlik yıllarında, İsrail’in terör örgütü ilan ettiği ırkçı Kach hareketinin gençlik kolları liderliğini yaptı. Aşırı radikal fikirleri ve sabıka kaydı nedeniyle İsrail ordusuna (IDF) zorunlu askerliğe dahi kabul edilmedi. Evinde, 1994’te Hz. İbrahim Camii katliamını yapan terörist Baruch Goldstein’ın fotoğrafını yıllarca asılı tuttuğunu kendisi de kabul etmiştir.
- Bezalel Smotrich: Güncel kabinedeki Maliye Bakanı ve Batı Şeria’daki sivil idareden sorumlu bakandır. 2005 yılında Gazze’den çekilme protestoları sırasında, otobanları ve altyapıyı sabote etmek amacıyla 700 litre yakıt ve patlayıcı maddelerle yakalanarak iç istihbarat servisi Şin Bet tarafından 3 hafta gözaltında tutulmuştur. Kendisi, Batı Şeria’da Filistin köylerine saldıran radikal “Hilltop Youth” (Tepe Gençliği) yapılanmalarına ideolojik ve siyasi arka plan sağlamasıyla bilinir.
3. Diğer Önemli Devlet Adamları ve Cumhurbaşkanları
- Reuven Rivlin (Eski Cumhurbaşkanı): 2014-2021 yılları arasında İsrail Cumhurbaşkanlığı yapan Rivlin, çocukluk ve gençlik yıllarında Irgun örgütünün fikir babası olan Ze’ev Jabotinsky’nin revizyonist ideolojisiyle büyümüş ve gençliğinde Irgun’un sivil sempatizan yapılanmalarında yer almıştır.
- Geulah Cohen (Eski Milletvekili ve Bakan Yardımcısı): Lehi (Stern Çetesi) örgütünün yeraltı radyosunda spikerlik yapan ve operasyonlarında yer alan Cohen, devlet kurulduktan sonra parlamentoya (Knesset) girdi, sağcı Tehiya partisinin kurucularından oldu ve Bilim Bakan Yardımcılığı yaptı.
Kral Davud Oteli bombalı saldırısı
Kral Davud Oteli bombalı saldırısı (veya yaygın bilinen adıyla katliamı), 22 Temmuz 1946 tarihinde Kudüs’te gerçekleşen ve Orta Doğu tarihindeki en ölümcül, en dönüm noktası niteliğindeki terör eylemlerinden biridir.
Saldırı, İngiliz Mandası altındaki Filistin’de, radikal siyonist yeraltı örgütü Irgun (Irgun Zvai Leumi) tarafından organize edilmiş ve gerçekleştirilmiştir.
Olayın Arka Planı ve Nedeni
Saldırının ana hedefi, Kudüs’ün en lüks oteli olan Kral Davud Oteli’nin (King David Hotel) güney kanadıydı. Bu bölüm, dönemin İngiliz Mandası yönetiminin sivil idari merkezi (sekreterlik) ve İngiliz ordusunun karargahı olarak kullanılıyordu.
Saldırının arkasındaki temel motivasyon, İngilizlerin kısa süre önce gerçekleştirdiği Agatha Operasyonu‘ydu (“Kara Cumartesi” olarak da bilinir). İngiliz askerleri, siyonistlerin yürüttüğü isyan dalgasına karşı Yahudi Ajansı’na baskın düzenlemiş ve yeraltı örgütü Haganah‘nın silahlı eylemleriyle doğrudan ilişkisini kanıtlayan çok sayıda gizli belge ele geçirmişti. Bu belgeler, incelenmek üzere Kral Davud Oteli’ndeki İngiliz sekreterliğine getirilmişti. Irgun lideri (ve geleceğin İsrail Başbakanı) Menachem Begin, bu suçlayıcı belgeleri yok etmek amacıyla oteli havaya uçurma emri verdi.
Saldırının Gerçekleştirilmesi
22 Temmuz günü öğle saatlerinde, Arap işçi ve otelin yerel Sudanlı garsonlarının kıyafetlerini giymiş Irgun militanları, otelin mutfak ve bodrum katındaki servis girişinden sızdı. Yanlarında süt güğümlerinin içine gizlenmiş, yaklaşık 350 kg ağırlığında güçlü patlayıcılar getirmişlerdi.
Militanlar, patlayıcıları otelin güney kanadını taşıyan ana kolonların dibindeki Régence adlı bodrum katı kulübüne yerleştirdiler ve zaman ayarlı fünyeleri aktif hale getirerek kaçtılar. Kaçış sırasında durumu fark eden bir İngiliz askeriyle çatışma çıktı ve bir militan ölümcül şekilde yaralandı.
Patlayıcılar saat 12:37‘de infilak etti. Muazzam patlama, yukarıdaki fotoğrafta da net bir şekilde görüldüğü üzere, otelin 6 katlı güney kanadının tamamen çökmesine ve kelimenin tam anlamıyla bir moloz yığınına dönmesine neden oldu.
Bilançolar ve Kayıplar
Saldırıda farklı milliyetlerden ve inançlardan toplam 91 kişi hayatını kaybetti, 46 kişi ise yaralandı. Ölenlerin demografik dağılımı, otelin ne kadar kozmopolit bir idari merkez olduğunu göstermektedir:
- 41 Arap (Sivil memurlar ve otel personeli)
- 28 Britanyalı (Askeri ve sivil yetkililer)
- 17 Yahudi (İngiliz yönetiminde çalışan memurlar veya siviller)
- 2 Ermeni, 1 Rus, 1 Yunan, 1 Mısırlı
“İhbar” Tartışması
Saldırıdan sonra büyük bir siyasi tartışma yaşandı. Irgun, patlamadan yaklaşık 25-30 dakika önce otel santraline, yan binadaki Fransız Konsolosluğu’na ve The Palestine Post gazetesine telefon edilerek tahliye ihbarı yapıldığını iddia etti. İngiliz makamları ise böyle bir resmi uyarının kendilerine ulaşmadığını veya ciddiye alınabilecek nitelikte olmadığını belirttiler. Dönemin bazı kaynaklarına göre, bir İngiliz yetkilinin “Biz Yahudilerden emir almayız” diyerek tahliyeyi reddettiği öne sürülse de, bu durum hiçbir zaman kesin olarak kanıtlanamadı.
Tarihsel Sonuçları
İngiltere’nin Geri Çekilme Süreci: Saldırı, Londra’da büyük bir şok dalgası yarattı ve kamuoyunda Filistin Mandası’nı elde tutmanın maliyeti sorgulanmaya başlandı. Bu kanlı eylem, İngiltere’nin bölgedeki kontrolü tamamen kaybederek Filistin sorununu Birleşmiş Milletler’e (BM) devretme ve bölgeden çekilme sürecini hızlandıran en önemli katalizörlerden biri oldu.
Siyonist Cephede Bölünme: Saldırının yarattığı sivil katliam, nispeten daha ılımlı olan ana akım Yahudi Ajansı ve onun askeri kanadı Haganah tarafından sert bir dille kınandı. Bu olay, İngilizlere karşı yürütülen ortak yeraltı ittifakının (Yahudi Direniş Hareketi) sonunu getirdi.
Anketimize katılır mısınız?
Lütfen anketimize katılınız.